Zihin Okuma Nasıl Yapılır?

Zihin Okuma Nasıl Yapılır?

    Merhabalar, bu blog yazımızda insan zihnini veya düşüncelerini nasıl okuyacağımızı, en doğru kelime ile nasıl hissedeceğimizi öğreneceğiz. Zihin okumak dediğimiz şey karşımızdaki insanın kafasının içinde dönen yani zihinsel süreçlerini, kendi kafamızda görmek veya hissetmektir. En düzgün yapılabilecek açıklama bence budur. Zihin okuma veya düşünceler okuma artık buna siz ne dersiniz, aslında telepati fenomeninin bir diğer şeklidir. Ama birçok kişi zihin okumanın farklı bir Paranormal yetenek olduğunu düşünüyoruz. Gerçekte olan ise aslında bir nevi telepati yaptığımız. Telepatide olduğu gibi zihin okumak olayında da alıcı-verici işlerine dayanır. Beynimiz aynı karıncalardaki gibi antenlere sahiptir. Ama bizim antenlerimiz daha çok kafatasımız veya 5 duyu organlarımız diyebiliriz. İnsan kafatası etrafındaki frekansları toplama görevi görür ve aynı şekilde kendi frekanslarını yayma görevide gösterir. Zihin okuma yeteneğinde temel mantığı budur.

 

Zihin Okumaya Başlarken:


 Zihin okuma antrenmanları yapmadan önce veya bu konu çalışmadan önce zihnimizi olabildiğince berraklaştırmak önemlidir. Bunun için size tavsiyem meditasyon yapmanız veya zihnimizi dinlendirici etkinliklerde bulunmanız önemlidir. Yapacağımız ilk antrenmanlarda kesinlikle bizim için frekansı yüksek yani gerçek anlamda hissedebildiğimiz bir insanla yapmak bizleri motive verecektir. Örnek olarak annemiz, kardeşimiz, babamız, veya en yakın arkadaşımız vb. kişiler bu konuda birlikte çalışabileceğimiz insanlar olabilir. Anne ile çocukları arasında gözle görülmeyen bir psişik bağ vardır. Bu bağ bize ihtiyacımız olan enerjiyi fazlası ile sağlayacak ve düşünme okuma yeteneğimizi alışmamızı onu kontrol etmemizi sağlayacak olan tecrübeyi bize kazandıracaktır.

 

Kendinize sorun,sürekli olarak durumlar olaylar düşünceler karşısında siz ne hissederdiniz? Ne düşünürdünüz? Neler yapardınız gibi sorular ile beyninizi hedef kişi yada canlının yerine koymaya şartlandırın. Bu bir süre sonra sizin içinizde olacak bir şeydir. Beyniniz bu duruma o kadar şartlanır ki kişinin her olayda verdiği tepkiyi düşünceyi daha kendisi bile farkına varmadan algılamaya başlarsınız.Yani kısacası zihin okumadan önce empati duygumuzu çalıştırmamız lazım. Çünkü zihnimizde Doğan birçok his empati duygusundan meydana geliyor. Aslında empati duygusu beynimizi karşıdaki insanın yaydığı frekansı algılaması ile meydana geliyor. Bu da bize karşısı hakkında bir empati duygusu oluşmasına sebebiyet veriyor.

Bazen zihin okuyucular veya telepatlar diyebiliriz bir takım farklı yeteneklere sahip olabiliyorlar. Mesela durugörü vb. Bunun sebebi artık karşısı hakkını zihinsel bir vizyon hissetmesi kaynaklıdır.

Karşıdaki insanın düşüncelerini okumak dediğimiz şey aslında o kadar da hemen gerçekleşebilecek bir yetenek değildir. Bunun için zaman ve sabır gereklidir. En önemlisi ise bol bol antrenman. Her psişik yetenek dediğim gibi düşünce okumanın da 3 ana temeli vardır;

1-  Gevşeme

2-  Odaklanma

3-  İmgelemek


Düşünce okumak isteyen birisi iseniz mutlaka üç ana temeli başarıyla tamamlanmış olmalısınız. Aksi takdirde beklentilerinizi karşılamaya bilir veya başarısız olabilirsiniz.

Düşünce okumanın temel prensiplerinden bir diğeri ise zihnimizin yani kendi zihnimizin olabildiğince berrak ve arınmış olmasıdır. Bunun için meditasyonlar veya nefes egzersizleri uygulayabilirsiniz. Bu sizin zihninizin hem odaklanmasını hem de gevşemesinin sağlayacaktır. Unutmayalım ki karşıdaki insanın düşüncelerini okumak istiyorsak öncelikle kendi zihnimizdeki düşüncelerden kurtulmalıyız. Eğer kurtulmazsak hislerimiz ve düşüncelerimiz kendi zihnimizde karışabilir. Böylelikle neyin karşı taraftaki düşünceler olduğunu ayırt edemeyiz ve bu da bize şüphe verir.

Çalışmalarınıza ekleyebileceğiniz bir diğer antrenman ise bütünleşme tekniğidir. Dolabınızda herhangi bir meyve bizim için yeterli olacaktır. Dolabınızda aldığınız bu meyveyi oturduğunuz masanın yani sizin tam karşınıza koyunuz. burada yapacağınız temel mantık karşınızda duran obje ile bir bütün olmak. Yani burada karşınızdaki meyve ile kendinizi yer değiştirmeniz lazım. Aslında tam anlamı ile bu birazcık zihinsel bir dönüşüm. Siz bu yöntemi imgeleme yöntemi ile yapacaksınız ve bu şekilde aslında insan zihnine nasıl girdiğimizi ya da nasıl hissettiğimizi anlamış olacağız. Bu yöntem az kullanılsa da aslında tam olarak şöyle yapılır. Karşımızda bir insan olur ve biz onun zihnine veya daha doğrusu ile bedenine bütünleştiğimizi düşünürüz. Aslında böylelikle karşıdaki kişinin tam olarak ne hissettiğini anlayabiliriz. Yani bir nevi zihin okuruz.

Gözler kalbin aynasıdır. Bu sözü belki bu yazıyı okuyan insanların birçoğu duymuştur. Ama gerçek anlamda da bu bu konular çerçevesinde doğrudur. İnsan beyninden belli bir frekans yaydığını söylemiştik. Aslında bu frekansları gözlerde, ellerimizde, hata vücudumuzun her türlü noktasından dışarı çıkmaktadır. Bu yüzden karşımızdaki insanın zihin okurken genellikle gözlerine bakmalıyız. Unutmayalım ki etraftaki verileri toplayan organımız, beş duyu organlarımızdır.

Zihin okuma yanında birbirinden farklı psişik fenomenler de vardır. İşte bunlar Aura okuma, enerji okuma, farklı durugörü yetenekleri gibi birçok bağlantıda birleşir. Ama bunlar daha sonra blogda yazacağım farklı konular O yüzden burada es geçeceğim.

Aşağıda sizler için yazdığım küçük bir teknik var. Bu teknik başlangıç için faydalı olacağını düşünüyorum. İleriki dönemlerde zihin okuma üzerine daha farklı bilgiler paylaşabilirim. Buraya kadar sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim.

 

 


Zihin Okuma Tekniği: 

 

  • Zihnini okuyacağımiz kişiyi belirleyin. Yeni başlayanlar için az çok tanıdığınız birisi olması yeterlidir. İlerledikçe daha yabancı insanlara yapabilirsiniz
  • Odaklanmak için kendinize vakit ayırın kısa nefes meditasyonları yapabilirsiniz bu esnada. 
  • Zihninizi olabildiğin kendi düşüncelerinizden arındır. Sanki durgun bir su gibi bir hal alın. 
  • Seçtiğiniz kişinin gözlerine bakın ve gözlerinizi farklı bir yere çevirmeyin. Karşıdaki kişidende herhangi bir şey düşünmesini istediğin. İlk başlarda amatör yapıyorsanız bunu belirleyici sınırlarda tutun. Örnek renk, 1-10 arasında sayı vb. 
  • Karşıdaki kişi ile bütünleşin zihniniz sanki onun zihniymiş gibi imgelemeye başlayın.
  • Gözlerinizi kapatın veya olabildiğince yavaş nefes vererek kısa bir süre nefesinizi tutun.
  • Gözlerinizin kapattığınız esnada zihninizden karşıdaki kişinin yüzünü canlandırmanızı ve alnından bir ışık süzmesi saçıldığını düşünmenizi istiyorum. Burası alın çakrası.
  • Şimdi o ışık süzmesinden içeri girin ve ne duyduğunuza, ne gördüğünüze odaklanıp aklınızda tutun. 
  • Gözlerinizi yavaşça açın ve nefesinizi verebilirsiniz. Bu ara süreçte uzun bir süre nefesinizi tutmanıza gerek yok sadece çok yavaş nefes alıp verebilirsiniz. 
  • Deneyimlediklerinizi karşıdakine iletin ve doğruluk paylarını test edin. Yanlış bilseniz bile çalışmaktan ve tekrar etmekten bıkmayın. Zamanla her şey oturacaktır.
  • Genellikle zihnimizde ilk doğan fikirler veya düşünceler karşıdaki insan da hissettiklerimizdir. Diğerleri ise tamamen beynimizin yorumlama şeklinde yanlış çıkarımlarıdır.  O yüzden kendi zihniniz ve hislerimiz arasındaki ayırt edici unsurlar dikkat etmelisiniz.  Bu da bol bol antrenman yaparak farkındalık kazanacaktır.

 

Yukarıdaki uygulayabileceğimiz en basit tekniklerden biridir. Tabii ki bunların daha ileriki versiyonları veya çeşitli versiyonları mevcuttur. Ama kendi tecrübelerimle ve kendi tekniklerimi birleştirdiğim yukarıdaki teknik sizin için faydalı olacağını düşünüyorum. Unutmayalım ki bu tekniği başarılı bir şekilde uygulaya bilmemiz için psişik yeteneğin 3.ana temelini başarılı şekilde uygulamamız lazım.  Aksi takdirde bu uygulamalarda başarısızlıklar ve yetersizlikler görebilirsiniz. 

 


Previous Post
Next Post

0 Post a Comment: